Bu Ülke – Cemil Meriç

Hiçbir zafer umulanı getirmez, hiçbir bozgun mutlak değildir.

Cemil Meriç’in doğu-batı mevzusu, sağ-sol çatışması gibi mevzulara değindiği kitabı. Cemil Meriç kitabında Türkiye’deki edebiyat ve siyaset dünyasını, doğunun fikir alemini ve önemli düşünce insanlarını ele almaktadır.

Vikipedi

Kategori: Genel Edebiyat

Etiket: {Bozgun} {Bu Ülke} {Cemil Meriç} {Düşünce} {Fikir} {Mutlak} {Zafer}

Seçimin kaybedeni

Sistemin içinde, sistemin tekerine çomak sokmayacak asilikleri vardı Nedret’in.
Sistem ondan razı, o sistemden razıydı nitekim. Direksiyon başında uzun süre oturmaktan pastırmaya dönmüş götü kaşındı bir an. Sadece o aralıklarda götüyle koltuğun teması kesiliyor ve bundan son derece rahatsız oluyordu. Bu sefer, “Nedret abiii yine 5 dakika taktın” diyen kahyayla yüz göz olmadı. Aslında, Nedret’in en çok sevdiği şeylerden biri dakikalarca kahyayla ateşli tartışmalarıydı. Ama onun aklı olasılıklar üzerine hesap yapmakla meşguldü. Yarın katılacağı etkinlikte, alanında tek olmak istiyordu. Geçen sefer bu zaferi elde etmiş, doyasıya kutlamıştı.
Kendi çapınca asiydi Nedret. 1 kişi ile bile aynı partiye damga basma düşüncesi ona zül geliyordu. Başka sandıklarda, onunla aynı seçimi yapanlar umurunda da değildi. O anca kendi oy kullanacağı sandıktan sorumluydu.
Böyle düşünüyordu.
Son seferini yaptı ve çalışmak üzere evine gitti Nedret.
Barajı geçme ihtimali olan partileri listesine almayı bile uygun görmemişti. Seçim barajı ile hiçbir sorunu olmamıştı Nedret’in. Hatta onun en büyük korkusu, barajın kalkması ve “Barajı geçemez” düşüncesiyle oy atılmayan partilere oy atılmasıydı. Böyle bir şey Nedret’in elde etmeye çalıştığı zaferin olasılığını düşürürdü. 1 hafta önce yaptığı mahalle yoklamasını hatırlamaya çalışıp hafızasını tazeledi. 2 parti arasında gidip geliyordu. Bugünden birisini seçmek istiyordu çünkü son anda atmayı düşündüğü köşeyi değiştirip penaltıyı kaçıran futbolcu durumuna düşmek istemiyordu. Kararını vermiş ve erkenden uyumuştu.

Sandıkların açılacağı saatte, oy kullandığı sandığın kapısında bekliyordu Nedret. Sandık görevlisi “At Yalanı Tutarsa Senindir Partisi”diyip pusulayı gösterirken, Nedret bir adım öne çıkıp oyuna sahip çıkarcasına kendini belli etti.

Son anda seçimin kaybedeni olmuştu Nedret. Son 3 pusula kala, aynı partinin adı ikinci defa okunurken, başından kaynar sular boşalmıştı sanki.
Hayata küsmüştü. Yenilmiş hissetti. Çünkü kendi çapınca bile asi olamamıştı Nedret.

Kategori: Genel Hikaye

Etiket: {Asi} {Baraj} {Düşünce} {Hayat} {Korku} {Mahalle} {Meşgul} {Olasılık} {Oy} {Parti} {Sandık} {Seçim} {Sistem} {Zafer}