Hayat kısa. Kuşlar uçuyor.

Her parçası isimlendirilmiş puzzle gibi bir dünya.
Her parçanın içi bayrak, marş, ideoloji ile doldurulmuş karmaşa.
Diğerleriyle sınırları bazen yamuk, bazen düz, bazen engebeli.
Her parça bazen kendi içinde parçalara bölünen.
Bazen de bir parçasının yerine yenisi konan. Bitti sanıldığında, en başa dönülen.
Puzzle bitmez.

Çünkü sadece içinden baktığında puzzle.
Dışından baktığında, sınırları olmayan, boşlukta dönen bir bütün.

Ne demiş Cemal Süreya:
“Hayat kısa.
Kuşlar uçuyor.”

Hayat kısa anladık da,
sınır, bayrak, marş, ideoloji… esaretinden kurtulup bir türlü uçamadık.

Kategori: Genel Yazı

Etiket: {Bayrak} {Boşluk} {Cemal Süreya} {Dünya} {Esaret} {Hayat} {İdeoloji} {Marş} {Puzzle} {Sınır}

Platon

Karanlıktan korkan bir çocuğu kolaylıkla affedebiliriz. Hayattaki gerçek trajedi yetişkinlerin aydınlıktan korkmasıdır.

Platon ya da İslam dünyasında Eflatun olarak bilinen (Yunanca: Πλάτων, Plátōn; MÖ 427 – MÖ 347), Antik klasik Yunan filozofu, matematikçi ve batı dünyasındaki ilk yüksek öğretim kurumu olan Atina Akademisinin kurucusudur.

Vikipedi

Kategori: Genel Söz/Düşünce

Etiket: {Atina} {Aydınlık} {Çocuk} {Eflatun} {Filozof} {Hayat} {Karanlık} {Matematikçi} {Platon} {Trajedi} {Yetişkin} {Yunan}

Yunus Emre

Hiç hata yapmayan insan, hiçbir şey yapmayan insandır; ve hayatta en büyük hata, kendini hatasız sanmaktır.

Yunus Emre (1238 Yunusemre, Mihalıçcık, Eskişehir – 1321), Anadolu’da Türkçe şiirin öncüsü olan mutasavvıf ve Alim, Anadolu’da yaşamış tasavvuf ve halk şairi, Türk İslam düşünürü.

Vikipedi

Kategori: Genel Söz/Düşünce

Etiket: {Alim} {Anadolu} {Düşünür} {Hata} {Hayat} {İnsan} {Şair} {Türk} {Türkçe} {Yunus Emre}

Albert Schweitzer

İnsanın ahlakı insanla bitmemeli, evrene yayılmalıdır; bir parçası olduğu büyük hayat zincirinin yeniden farkına varmalıdır. Tüm varlığın bir değeri olduğunu anlamalıdır.

Albert Schweitzer (14 Ocak 1875; Kayserberg, Alman İmparatorluğu – 4 Eylül 1965; Lambaréné, Gabon), 1952 Nobel Barış Ödülü sahibi Alman humaniter doktor, filozof, müzisyen, teolog, hayvansever ve anti-nükleer aktivistti.

Vikipedi

Kategori: Genel Söz/Düşünce

Etiket: {Ahlak} {Aktivist} {Albert Schweitzer} {Alman} {Değer} {Evren} {Filozof} {Hayat} {Hayvansever} {İnsan} {Müzisyen} {Teolog}

Simyacı – Paulo Coelho

— Öyleyse neden yüreğimi dinlemek zorundayım?
— Çünkü onu susturmayı hiçbir zaman başaramazsın. Hatta onu dinlemiyormuş gibi yapsan da o gene oradır, göğsündedir; hayat ve dünya hakkında ne düşündüğünü sana tekrarlamayı sürdürecektir.
— Bir hain olsa da mı?
— İhanet, senin beklemediğin bir darbedir. Ama sen yüreğini dinleyecek olursan, sana baskın yapmayı hiçbir zaman başaramaycaktır. Çünkü onun düşlerini ve arzularını tanıyacaksın ve onları hesaba katacaksın. Hiç kimse kendi yüreğinden kaçamaz. Bu nedenle en iyisi onun söylediklerini dinlemek. Böylece, kendisinden beklemediğin bir darbe indirmeyecektir kesinlikle sana.

Simyacı (özgün adı O Alquimista), Brezilyalı eski şarkı sözü yazarı Paulo Coelho’nun, yayınladığı 1988 yılından bu yana dünyayı birbirine katan, eleştirmenler tarafından bir fenomen olarak değerlendirilen üçüncü romanıdır.

Vikipedi

Kategori: Genel Edebiyat Roman

Etiket: {Darbe} {Dünya} {Düş} {Eleştirmen} {Fenomen} {Hayat} {Hain} {İhanet} {Paulo Coelho} {Simyacı} {Yazar} {Yürek}

Alija Izetbegović

İstediğin isme sahip olabilir, istediğin dine inanabilirsin ama önce insan olman gerekir. Yaşamalı ve diğerlerinin de yaşamasına izin vermelisin. Çok sayıda insanımızın hayatlarını kurtardık çünkü öldürülmediler, birçoğunun da ruhunu kurtardık çünkü öldürmediler.

Alija İzetbegović (8 Ağustos 1925 – ö. 19 Ekim 2003), Boşnak devlet adamı ve bağımsız Bosna-Hersek’in ilk cumhurbaşkanı.

Vikipedi

Kategori: Genel Söz/Düşünce

Etiket: {Alija Izetbegović} {Bağımsız} {Boşnak} {Din} {Hayat} {İnsan} {Ruh}

Beş Kardeş

Hayat çok tuhaf be abi. Sanki biraz sonra ağlıcakmışsın gibi sürekli, yani hatta ağlasan rahatlıcaksın ama ağlayamıyorsun bir türlü. Yağdın yağacaksın ama yüreğin böyle hep bulutlar bulutlar.

Beş Kardeş, Ay Yapım tarafından yapılıp Kanal D’de yayınlanan komedi türündeki Türk televizyon dizisi.

Vikipedi

Kategori: Genel Film Yerli Dizi

Etiket: {Beş Kardeş} {Hayat} {Komedi} {Dikkat} {İngiliz} {Televizyon} {Tuhaf} {Türk}

Ateşiniz var mı?

Karanlık hiç bu denli boğucu olmamıştı. Dakikalar önce rahatsız edici yüksek ses frekansından kendi isteği dışında kurtulmuş, bu sefer sessizliğe yakalanmıştı. Çıt yoktu. Ya da ses oluyordu da o mu duymuyordu henüz tam olarak bunun cevabını bilmiyordu. Hatırlayabileceği kadarıyla en başına gidip, şu an bulunduğu durum ile ilgili hafızasını yoklamaya çalıştı. Karanlığın ve sessizliğin rahatsızlığı üzerine, hafızasının işlevsizliği de eklenmişti. Olayın en başına gitmeyi zorunlu olarak bıraktı. Şu an içinde bulunduğu durum ile ilgili hafızasının ona yardım edemeyeceğini anlamıştı. En azından bunu anlayabilme ve düşünebilme yetileri çalışıyordu.
Onun için şu an elinde ne var onları ortaya dökmekte fayda vardı: Gözünü kapattığında daha da karanlık olduğuna göre, gözleriyle ilgili bir sıkıntı yoktu. Ortam karanlıktı ona emin olmuştu.
Bağırmak istediyse de vazgeçti, onun yerine bir iki şey çıktı ağzından. Duyma ve konuşmada da bir sıkıntı yoktu.
En başında yenik başladığı durum yavaş yavaş umut var eden ataklara dönüşüyordu.
Sigarası olsa tereddütsüz yakardı. Ama bi dakka. Sigarası olmalıydı. Sigara içtiğini ve hatta sabah ne giydiğini bile hatırlıyordu.
Hafızası içinde bulunduğu duruma neden olan şok ile birlikte kısa süreli gitmiş olmalıydı.
Sağ elini, pantolunun sağ cebine attığında ve sigara eline temas ettiğinde adeta çifte mutluluk yaşayacaktı ki, son içtiği sigarayı yakmak için çakmağı başkasından istediğini hatırlamıştı.
“Gelmişine geçmişine” sövmenin faydası olmayacağını bilse de, o çoktan sövmüştü bile.
Bu arada yeni durumda, oyuna başkaları da katılmıştı.
Hafızasının en son kaydettiği görseli çekip üzerine düşünmeye başladı. Bi’şey çıkmadı. Daha önceden tanıdığı biri değildi.
“Hay senin sıfatına” diyecek oldu ama adamın kendisine bi zararı olmamış hatta çakmağıyla fayda sağlayan, isimsizler listesine adını yazdırmıştı.
“Hayat ne garip gemiler falan”dan sonra, bu mevzu da literatüre girmeliydi: Muhtemelen hayatta bir daha hiç karşılaşmayacağın insanlarla sadece sigaranı yakmak için kısa ve net bir diyalog süreci:
– Ateşiniz var mı?
– Var
– Teşekkür ederim.

Ah. Keşke bütün mevzular bu kadar basit ve iki tarafı da yormayacak şekilde sonuçlansaydı.

Yine savruldu. İçine çektiği bu koku ona hiç de yabancı değildi. Düşüncelerine eşlik eden hislerinin yardımıyla, hafızası kendini toplamaya başlıyordu.

Hayatın ana ve ara sokakları. Kaybolmaktan çekinmeyenlerin çoğu zaman tek başına yürüdüğü, ana sokakların ışıltısından ve sesinden muzdarip ara sokaklar.
Çoğuna göre renksiz ama kimine göre ruhsuz kalabalığın hiç olmadığı kadar hayata ruh katan yollar diyarı.
Hem soyut hem somut gerçeklik.
Soyut halini düşünürken, somut olanı hafızası olağanca gücüyle önüne sermişti.

Karanlık ve sessiz ara sokakların birinde yürürken, rahatsız edici bir şekilde “Hırsızzz, yakalayın” bağırtısı hemen yanında yapılmış, bu yüksek ses onu son derece rahatsız etmişti.
En son hatırladığı dikey pozisyonu buydu. Hafızası hemen ardından hislerini tetikledi ve ensesindeki ağrıyı hissetti. “Bir darbe almış olmalıyım” diye düşündü.
Yanılmıyordu. Öyle olmuştu.

Bu kısa zaman diliminde, yakındaki bir karakol odasında, yarı baygın yarı uyanık halde yatmıştı.

O rahatsız edici ses tonu bu sefer onu yere sermemiş ayağa kaldırmıştı. Kadının biri diğer odada “Hırsızlar” diye 2 kişiye avazı çıktığı kadar bağırıyordu.
Kulağından sonra içinde bulunduğu şaşkınlığa gözleri de katkı sağladı. Hafızasındaki son görsel “Hırsızlar” ithamı ile kadının mutlak galibi olduğu maçta adeta yerlerde sürünüyordu.

Komiserin, şikayetçi misiniz sorusunu çok da umursamadan, gözlerini adama çevirip: Çakmağınızı alabilir miyim dedi.
Bu sefer teşekkür etmedi.

Ah. Keşke bütün mevzular bu kadar basit olsaydı.
Ama değildi.
Hayat insanı yoruyordu ve ara sokaklara sapmanın illaki bir bedeli vardı.

Kategori: Genel Hikaye

Etiket: {Adam} {Ateş} {Bedel} {Çakmak} {Düşünce} {Hafıza} {Hayat} {Hırsız} {İnsan} {Karanlık} {Komiser} {Ortam} {Ruh} {Ses} {Sigara} {Sokak} {Somut} {Soyut} {Şok} {Teşekkür} {Umut} {Yeti} {Zaman}