Muhammed

Hira yolculuğunda hep yalnızdı.
Belki de; hiç kimse onun kadar yalnızlığa yükselmemişti.
Son olmakla lütuflandırıldı.

Son peygamber hakkında çokça yazıldı.
Muhammed bile-isteye mi görmezden gelindi?

Muhammed. Önce insan.
Mekke’nin kalabalığına, gürültüsüne, eğlencesine, toplumun mevcut inancına Lâ yani hayır diyebilmiş ve Hira’ya yani kendine hicret etmiş bir insan.
Sonra Allah’ın elçisi.

İlk emirle birlikte, belki de; insan zihninin sınırlarını altüst edecek bir korkunun her şeyi sarsan o dehşeti.
Örtüye bürünmüştü o da.
Ne vakit korktuğunda başını okşayacak anne ve baba şefkatinden yoksun, Hira’nın yetim ve öksüz çocuğu. Muhammed.
Şairin dediği gibi:”Kavrayamam haller içinde halim”in en tepe noktası.
Gelen neydi, neyi “oku”yacaktı?
Hiç düşündün mü, Muhammed’in o çaresizliğini. Muhtemelen kendi kendine “deliriyor muyum acaba” diye düşünüyor olabileceğini.

Muhammed’in sarığını ve cübbesini değil de, içindeki insanın mücadelesini üzerine giydin mi hiç?

Ateşin en çok düştüğü yerdeyiz biz şimdi.
Nicedir bu toplumun çoğunluğunu oluşturan müslümanlar olarak, nice kaybedişler yaşıyoruz.

Kalabalıklara aldanma sakın. Çoklukla övünmek, şeytanın pazarladığı sinsice bir tuzak.
Sayılar değil değerli olan.

Önce insan.
Muhammed’in içinde yeşerttiği insanı anlamadan, her Allah ve din tasavvuru, sakat çocuklara gebe kalmaya mahkum.

Kendinle mücadele etmek; bir seçim değil zorunluluk.
Sadece kalabalıklara ait olarak, yeniden şekillenen dünyaya ayak uydurulamayacak.
Zeminini sağlam kılmadığın inancın; gelmekte olan rüzgarlarla savrulacak. Yerle bir olup, yıkılacak.

Muhammed’i yani insanını anlayabildiğin kadar anla, kavrayabildiğin kadar kavra vakti bu şimdi; kapıları sizin için açacağını söyleyen dolandırıcılara aldanmadan.

Kendini kendi devrimiyle ensesinden yakalamalı insan.
Arşın sahibi; alemlere sığmaz da, Lâ süpürgesiyle temizlenen gönüllere sığar.

Ve ilahi vahiy; insana gözyaşında tecelli etmeye muktedir.

Muhammed.
Önce insan.
Yani sen. İçindeki “ben”.

Kategori: Genel Yazı

Etiket: {Alem} {Arş} {Ben} {Gözyaşı} {Dehşet} {Devrim} {Gözyaşı} {Hira} {İnsan} {Kalabalık} {Muhammed} {Mücadele} {Tuzak} {Yalnız} {Zihin}