Zihinler hep aynı

“Ne kadar da talan edilmeye elverişli bir alan” diyen adam, yanındakini çok iyi tanımasaydı ya da daha önce onunla beraber bir sürü iş yapmamış olsaydı, bu espri ile karışık gerçeği bu kadar kolay dile getiremeyecekti elbet. Çünkü birçok defa etrafında toplanan kalabalıklara, bu vahşeti “Doğa ile iç içe yaşam’ sloganı ile pazarlamıştı. Diğer adamın tebessüm etmek yerine, suratının hafiften ekşimesi ağaçlara konan kuşların bu adamın sesiyle ürküp kaçmasındandı.
Diğerine nazaran arada vicdanının sesine kulak verebiliyordu en azından. Onun da vicdanı, anca bu kadar işliyordu. Daha fazla değil.
Bir sürü ağaç, alabildiğine bir yeşillik ve burayı ev edinmiş hayvanlar. Muhteşem bir doğa. Onlar ceplerini dolduracakları bilmem kaç lirayla, bilmem hangi ülkenin, hangi yeşilliğinde cenneti yaşarken, arkada bıraktıkları bu güzelim doğa cehenneme dönecekti.
İkisi de, bi bok değildi uzun zaman önce. Onların yerine başkaları yapıyordu bu katliamı, şimdi onlara sıra gelmişti. Yoksa ne kafaları çok çalışıyordu ne de çok yetenekli adamlardı. Gün gelmiş devran dönmüş, bu sefer bunlara fırsat doğmuştu.
Ağaç, orman, hayvanlar mı? Hiç umurlarında olmamıştı. Hem “Böyle gelmiş böyle gider”di. Kendileri yapmasa illaki başkaları yapacaktı.

Gerekli izinler alınıp her şey ayarlandığında, katliam için “Başlayabilirsiniz” emrini verdi adam. Bu sefer kuşlar ürktüğünde suratı ekşimedi. Çünkü cebini dolduran para çok sağlamdı. Onun da vicdanı anca bu kadardı.

“Son ağaç kesildiğinde…” diye cümleye başlayıp öğüt veren Kızılderili reisi, bu vurguncuların ataları tarafından çok uzun yıllar önce topraklarından kovulmuşlardı.
Gezegen o günden sonra bu götlere kaldı.
İsme ne gerek. Zihinler hep aynı.

Kategori: Genel Hikaye

Etiket: {Adam} {Ağaç} {Cennet} {Cehennem} {Doğa} {Gezegen} {İş} {Kızılderili} {Kuş} {Orman} {Slogan} {Toprak} {Zihin}